Yeni yapılacak Antalya-Alanya otoyolu geçişi kaç lira olacak?

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Antalya’nın ilk paralı otoyolu olması beklenen projeyle ilgili kamuoyunun en çok merak ettiği nokta geçiş ücretlerinin ne kadar olacağı yönünde…

12 yıl önce devletin yüklenici firmayla sözleşme yaptığı Antalya-Alanya otoyolu projesinin 2018-2020 arasında bitirilmesi planlanıyordu. Ancak 8 Mart’ta Cumhurbaşkanı imzasıyla yayımlanan kararın ayrıntıları, yüklenici firmayla devlet  arasında maliyetten kaynaklı sorunlar olduğuna işaret ediyor. Tamamlanması 2 yıl kadar gecikmiş olsa da AKP’li yöneticiler tarafından “müjde” olarak duyurulan paralı otoyol projesinin en çok merak edilen yanlarından biri de araç başına geçiş ücretlerinin ne kadar olacağı. Antalya-Alanya otoyolu için 2023 yılı hesaplanarak günde 18 bin araç geçişi öngörüldüğü öne sürülüyor. 2016 yılı rakamlarına göre ise yaklaşık 3 milyar dolar maliyet öngörülen otoyol için araç başına geçiş tutarının oldukça yüksek meblağlara çıkacağı tahmin ediliyor.

Önceki gün açılışı yapılan Çanakkale 1915 köprüsünden geçişin 200 TL olarak açıklanması gündeme bir kez daha devlet garantili ulaşım rantını getirdi. Üç tarafı deniz olsa da yük ve insan taşımacılığının yaklaşık yüzde 95’lik kısmının karayoluyla yapıldığı Türkiye, paralı otoyol ve köprülerin yüklenici firmalar için kazanç kapısına dönüştüğü bir ülke oldu. 2010 yılından bu yana gündemde olan Antalya-Alanya otoyolu da tıpkı Çanakkale 1915 Köprüsü gibi geçişin paralı olduğu projelerden biri.

ÇED RAPORUNA GÖRE YAKLAŞIK MALİYET 7 MİLYAR

Yap-İşlet-Devret (YİD) usulüyle yapılması planlanan otoyolla ilgili Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 2018 yılında özel bir kuruluşa hazırlatılan nihai ÇED raporunda, projenin KDV hariç maliyetinin 7.011.300.000 TL olarak hesaplandığı belirtiliyor. Aslında söz konusu rapor 2016’da hazırlanmaya başlandığı için otoyol maliyeti o dönemin Dolar kuru üzerinden hesaplandığında (Mayıs 2016 2,93), yaklaşık 3 milyar Dolar civarında bir tutar ortaya çıkıyor.

2016 RAKAMLARI VE TAHMİNLERE GÖRE ARAÇ BAŞI 45 DOLAR

Antalya-Alanya otoyolu projesi için, güzergâh üzerinde bulunan yerleşimlerden biri olan Döşemealtı ilçesine bağlı Ekşili köyünde 7 Nisan 2016 tarihinde yapılan ‘Halkın Katılımı (ÇED) Toplantısına katılan bir dostumuz, toplantısı sırasında yetkililerin verdiği bilgiler doğrultusunda aldığı notları benimle paylaşmış ve o dönemki kur üzerinden araç başına geçişin 45 dolar olarak hesapladığını aktarmıştı.

GÜNDE 18 BİN, YILDA 6.570.000 ARAÇ GEÇİŞİ ÖNGÖRÜSÜ

Maliyeti oldukça yüksek olan otoyol projesi için 2023 itibari ile yüklenici firmaya en yoğun kesimlerde günde 18 bin araç geçişi beklentisi verildiği kaydedilirken, bu rakam bir yıl için 6 milyon 570 bin araca denk düşüyor. Toplantıya katılan dostumuzun konuyla ilgili yorumu şöyleydi: “Yap-İşlet-Devret projeleri en fazla 10 yıl içinde yatırım maliyetini geri kazanmayı hedefler. Otoyolun maliyeti 3 milyar dolar, bu da yıllık 300 milyon dolar anlamına geliyor. Buna faiz, bakım, kontrol giderleri dâhil değil. Bu durumda yılda 300 milyon doları garantilemek için otoyoldan yıl boyunca geçeceği öngörülen 6 milyon 570 bin araç için araç başına 45 dolar gibi bir geçiş ücreti alınmasına ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor.”

2016’DAKİ DOLAR KURUNA GÖRE 130, BUGÜN İSE 666 TL’Yİ BULUYOR

Mayıs 2016’daki 2,9 TL’lik dolar kuruyla hesaplandığında o dönem için öngörülen bu rakam 130 TL civarında. Ancak bugünün kuruyla (14,80) hesaplanınca yaklaşık 666 TL gibi bir rakam ortaya çıkıyor.

DÖVİZLE YAPILAN SÖZLEŞMELER DEVLETİ KUMARIN İÇİNE ÇEKİYOR

Bu durumda Antalya-Alanya arasında yapılması planlanan paralı otoyolun geçişinin araç başına 666 TL gibi bir ücret öngördüğü öne sürülebilir. Ancak bu rakamın bugünkü sosyo-ekonomik ortamda bir karşılığının olup olmadığı tartışılır. Tıpkı Çanakkale’de inşa edilen köprü için Avro kurunun 4,80 TL civarında Mart 2018’de yapılan sözleşmede olduğu gibi Antalya-Alanya otoyolu için 2016’da öngörülen rakamlar ve araç geçişi beklentileri de devletin bu tür ulaşım projelerinde bir tür kumarın içine çekildiğini gösteriyor.

KGM, 2023’TE TÜRKİYE’DE KİŞİ BAŞINA 25 BİN DOLAR GELİR ÖNGÖRÜYOR

KGM’nin hazırlattığı Antalya-Alanya otoyolu projesinin ÇED raporunda, 2023’te Türkiye’de kişi başına düşen milli gelirin 25 bin doların üzerine çıkacağı, karayollarındaki yıllık yolcu sayısının ise 378 milyar kişi olacağı öne sürülerek şu ifadelere yer veriliyor: “2023 yılında Türkiye’nin, yıllık ortalama %7 büyüme hızını yakalayarak 85 Milyonluk nüfusu ile kişi başına düşen milli geliri, yıllık 25.000 ABD Doları’nın üzerinde bir seviyeye, Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH)’ın ise yaklaşık 2 trilyon ABD Doları büyüklüğe ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu öngörülere göre 2023 yılında tüm ulaşım türleri için toplam yolcu ve yük taşıma talebi 625 milyar ton x km ve 500 milyar yolcu x km olarak tahmin edilmektedir. Yollarda beklenen tahmini yolcu ve yük taşıma talebi ise sırasıyla 378 milyar yolcu x km ve 422 milyar ton x km olacağı öngörülmektedir.”

TÜİK VERİLERİNE GÖRE KİŞİ BAŞINA GSYH 9539 DOLAR

2023’e bir yıldan az bir süre kala bu öngörülerden yalnızca nüfusla ilgili olanında isabet görülürken kişi başına düşen milli gelir ve giderek artan akaryakıt fiyatları karşısında yıllık yolcu sayısının somut bir karşılığı bulunmuyor. TÜİK’in 28 Şubat 2022 tarihinde yayımladığı Ekim-Aralık 2021 dönemine ait Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla rakamlarına göre 2021 yılında kişi başına GSYH cari fiyatlarla 85.672 TL, ABD doları cinsinden ise 9539  olarak hesaplandı.

ULAŞIM PROJELERİNDEKİ İSABETSİZ ÖNGÖRÜLER KAMU ZARARI NEDENİ

TÜİK’in 2021 yılı için açıkladığı kişi başına 9539 dolarlık tutarın, yılbaşından itibaren çılgınca artan fiyatların ardından hızla eridiğini göz önüne alan uzmanlara göre bu rakam yaklaşık 6 bin dolar seviyesine gerilediği öne sürülüyor. Otoyol, köprü vb. ulaştırma projelerinin şişirilmesine yönelik isabetsiz öngörülerin ülke gerçekleriyle bağdaşmadığının çarpıcı bir örneği olan 2023’teki 25 bin dolarlık kişi başına milli gelir beklentisinin henüz 3-4 kat gerisinde olunması bunu gösteriyor.

PROJE İÇİN ÇIKARILAN CUMHURBAŞKANI KARARI NE ANLAMA GELİYOR

Antalya-Alanya otoyolu, “Ankara-İzmir Ayrımı Afyonkarahisar-Antalya-Alanya Otoyolu” projesinin bir ayağını oluşturuyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 8 Mart 2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandığı açıklanan kararda, Antalya-Alanya otoyolunun tamamlanması için yüklenici firma ile yapılacak sözleşmede KGM’nin yetkili kılınması sağlanıyor. Yapılacak sözleşmede, kamu maliyesine en az yük getirecek şekilde dengeli bir risk dağılımı yapılması gerektiği vurgulanan, Kararda, “Proje kapsamında katkı payı ve/veya talep garantisi verilmesi halinde kamu tarafından üstlenilecek koşullu yükümlülüğün bütçe hedef ve dengelerini olumsuz yönde etkilemeyecek şekilde düzenlenmesi kaydıyla” ifadeleri dikkat çekiyor.

12 YIL ÖNCEKİ SÖZLEŞME TARAFLARIN ELİNİ KOLUNU BAĞLADI MI?

Cumhurbaşkanı kararında yer alan bu ifadeler, otoyolun maliyeti ve tamamlanabilmesi konusunda yüklenici firma ile kamu idaresi arasında bazı sorunların yaşandığına işaret ediyor. Yaklaşık 12 yıl önce yapılan sözleşme şartlarının döviz kurlarının TL karşısında 8-10 kat artması ve buna bağlı olarak inşaat maliyetlerinde yaşanan artışın projeyle ilgili öngörülerin ve taahhütlerin yeniden gözden geçirilmesini gerekli kıldığı izlenimi doğuyor. Kısacası 12 yıllık sözleşmenin hükümlerinin, devletin de yüklenici firmanın da elini kolunu bağladığı öne sürülebilir. Otoyol projesinin Antalya-Alanya Kesimi işinde KGM ile Proje Yüksel Proje Uluslararası A.Ş. firması arasında 17 Eylül 2010 tarihinde sözleşme imzalanmış, 1 Ekim 2010 tarihinde ise işyeri teslimi yapılmıştı. Döşemealtı ilçesindeki kısmı tamamlanan projenin Kepez, Aksu, Serik, Manavgat ve Alanya kesimlerinin ne zaman tamamlanacağına ilişkin henüz bir açıklama yapılmış değil.

AKP ANTALYA İL BAŞKANI TAŞ, PROJEYİ MÜJDE OLARAK DUYURDU

Ancak proje dosyasında 2018-2020 arasında bitirilmesinin planlandığı kaydedilen otoyolun iktidar partisinin yetkilileri tarafından geçtiğimiz günlerde “müjde” olarak duyurulması dikkat çekti. AKP Antalya İl Başkanı İbrahim Ethem Taş, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Seçim döneminde sözünü verdiğimiz Antalya- Alanya Otoyolu Projesi’nde süreç Sayın Cumhurbaşkanımızın imzasıyla birlikte Resmi Gazetede yayınlanarak tamamlandı. Bu otoyol projesini önemsiyoruz. Tamamlandığında Antalyamızdan Alanyamıza kesintisiz ulaşım sağlanacak. Son yıllarda artan trafik yükünü hafifletecek bir yol olacak. Otoyolumuz 84 kilometre ana yol olmak üzere bağlantı yollarıyla birlikte 122 kilometre uzunluğunda olacak” ifadelerini kullanmıştı.

10 TÜNEL, 25 VİYADÜK, 44 KÖPRÜ, 54 ALT GEÇİT, 88 SİT ALANI

Antalya-Alanya otoyolu projesi için 17 Ağustos 2018 tarihinde ÇED Olumlu kararı verilmişti. Ancak mevcut karayoluna paralel şekilde daha iç kesimden geçecek olan projenin yaratacağı olumsuz ekiler kent kamuoyunda yeterince tartışılmış değil. Antalya’nın ilk paralı otoyolu olacak projenin ekonomik maliyetinin yanında büyük bir ekolojik maliyetinin de olması bekleniyor. Antalya-Alanya karayolu projesi, doğal ve arkeolojik sit alanlarının yanı sıra binlerce hektar tarım ve orman arazisini etkileyecek. Toplam 87 mahalleyi etkilemesi beklenen otoyolun güzergahı boyunca toplam 22.410 metre uzunluğunda 10 tünel, 10.902 metre uzunluğunda 25 viyadük, 44 köprü, 54 alt geçit, 46 üst geçit, 9 kavşak ve 7 hizmet tesisi inşa edilmesi planlanıyor.

KÖPRÜÇAY DOĞAL SİT ALANI 485 METRELİK VİYADÜKLE GEÇİLECEK

Aspendos antik kentinin bitişiğinde bulunan Köprüçay 1. Derece Doğal Sit Alanı’nın 485 metre uzunluğunda bir viyadükle geçeceği kaydedilen otoyolun etki alanı ve çevresinde ayrıca 88 arkeolojik sit alanı da bulunuyor.

ÜÇ TARAFI DENİZ OLAN TÜRKİYE KARAYOLUNA MAHKUM EDİLİYOR

Türkiye’de karayollarında yaşanan trafik kazalarında yılda yaklaşık 5 bin kişi yaşamını yitirirken 180 bin civarında insan da söz konusu kazalar nedeniyle sakat kalıyor. Trafik kazalarının maddi kaybı ise yılda 5 milyar dolar civarında (KGM). Bir yandan can ve mal kaybı, diğer yandan ise rakamlarla ölçülemeyen ekolojik maliyetler pahasına özel sektöre devredilen ülke ulaşımını kamusal bir hizmet olmaktan çıkarıp ticari bir kazanç kapısı haline getirmek akıl alır bir politika değil. Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede üretim alanlarıyla pazar arasındaki ulaşımı deniz ya da demiryolu ile örgütlemek yerine nakliye maliyetini birkaç kat daha fazla artıran karayolu taşımacılığına ağırlık vermek, Alanya’nın muzunu, Gazipaşa’nın salatalığını, Serik ve Manavgat’ın domatesini, narını İstanbul’a daha ucuza taşımayacak. Yolcu da üretici de, tüketici de, işini görmek için otoyolu kullanacak sıradan vatandaş da zaten hakkı olan ulaşımı cebinden daha çok para harcayarak yapmış olacak. Yüklenici firmaya taahhüt edilen araç sayısının altına düşülmesi durumunda ödenecek olan devlet garantisi de cabası…

 

2593830cookie-checkYeni yapılacak Antalya-Alanya otoyolu geçişi kaç lira olacak?
Önceki haberSeçim Kanunu teklifi Anayasa Komisyonu’nda kabul edildi
Sonraki haberLavrov: Batı, Rusya’ya topyekün savaş ilan etti
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twelve − 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.