2 lider Çarşamba görüşecek

Haravgi ve diğer gazeteler, Rum Hükümet Sözcüsü Stefanos Stefanu’nun dün yaptığı açıklamada, Eroğlu ve Hristofyas’ın 13 Ekim tarihinde yeniden bir araya geleceklerini ve mülkiyet konusunu ele almayı sürdüreceklerini duyurduğunu yazdılar.

Habere göre Stefanu, müzakere sürecinin ve bundan sonraki görüşmelerin sıklığının liderlerin 13 Ekim’deki görüşmesinde karara bağlanacağını belirtirken, Kıbrıs Türk tarafının görüşmelerin başlamasının Rum tarafınca kasten geciktirildiği açıklamalarını reddetti.

Stefanu, “Kıbrıs Türk tarafının bu iddiasının gerçekleri yansıtmadığını” savundu ve Hristofyas’un yurt dışında olduğunu, Eroğlu’nun da kendi işleri bulunduğunu ileri sürdü.

SENARYOLAR VE ÖNERİLER GÜNCELLİĞİNİ KORUYOR

Öte yandan Rum basını, Kıbrıs sorununun çözüm sürecinin mülkiyet ayağında taraflarca sunulan önerilere ve BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Kasım ayında yayımlanması beklenen Kıbrıs raporuna ilişkin yorum haberlere bugün de yer verdi.

Haftalık yayımlanan Kathimerini gazetesi, Eroğlu ve Hristofyas’ın müzakerelere verdikleri arada görüşen danışmanları Kudret Özersay ve Yorgos Yakovu’nun, mülkiyet konusunda beklenen ilerlemeyi sağlayamadıklarını iddia etti.

Gazete, tarafların mülkiyet konusunda müzakere masasına koydukları; Güney’deki Kıbrıs Türk taşınmazlarını değerlendirecek bir kurum yada şirket kurulması, mülkiyet komitesinin oluşturulması ve özel bir mahkeme kurulması konularının Özersay ve Yakovu tarafından ele alındığını, ilk başta uzlaşı sağlanabileceği düşünülen şirket yada kurum kurulması önerisinde uzlaşı sağlanamadığının görüldüğünü yazdı.

Habere göre, Kıbrıs Türk tarafının, Kıbrıslı Türklerin Güney’deki taşınmazlarının söz konusu şirketin sermayesini oluşturmasını öngörmesi ve Kuzey’deki taşınmazlarına geri dönmeyecek tüm Kıbrıslı Rumların Güney’deki bu taşınmazlarla tazmin edilmesi düşüncesi Rum tarafınca kabul görmedi.

Bunun en büyük sebebi ise, “önerinin kabul edilmesi durumunda Kıbrıslı Türklerin Güney’deki taşınmazlarının idarecisinin Kıbrıs Türk tarafı olduğunun ve 1974’ten sonraki eylemlerin kabulü anlamına gelmesi” olarak gösterildi.

Gazete, Özersay ve Yakovu’nun tazminatlar konusunun yanı sıra taşınmaz mal iadesi konularını da görüştüklerini, ancak Kıbrıs Türk tarafının önerilerinin, genel olarak büyük sayıda Kıbrıs Rum göçmenin geri dönüşüne imkan sağlamadığı için uzlaşı da sağlanamadığını savundu.

Öte yandan Fileleftheros gazetesi de, Kıbrıs Türk tarafının Güney’deki Kıbrıs Türk taşınmazlarını değerlendirecek bir şirket kurulması önerisini sert bir şekilde eleştirdi.

Gazete, söz konusu öneriye göre, Kıbrıslı Türklerin hem şu anda ikamet ettikleri ya da tasarruflarında bulundurdukları taşınmazlara hem de Güney’deki eski taşınmazlarına sahip olacaklarını savundu.

Kıbrıs Türk taşınmazlarını idare edecek şirketin Kıbrıslı Rumlara tazminat verebilmek için Kıbrıslı Türklerin Güney’deki taşınmazlarını satmasının öngörüldüğünü hatırlatan gazete, ancak satış işlemlerinin sadece Kıbrıslı Türklere yada TC kökenli KKTC vatandaşlarına yapılabileceğini ileri sürdü.

Gazete, bu şekilde Güney’de de yeni Türk veya Kıbrıslı Türk organize ikamet bölgelerinin oluşturulacağını da savunurken, şaşırtıcı olan unsurun ise, elde edilen bilgilere göre BM’nin bu önerilere “şaheser” gözüyle bakması olduğunu savundu.

Gazete, BM çevresindeki kişilerin, Kıbrıs Türk önerilerini “master piece” yani şaheser olarak nitelendirdikleri yönünde Rum hükümetine bilgiler geldiğini ileri sürdü.

Öte yandan Politis, müzakerelerde 2010 yılı sonunda sonuca ulaşılması yönünde Türkiye tarafından resmen, BM tarafından ise gayrı resmi olarak kabul edilen senaryonun artık gerçekleşmeyeceğinin kabul gördüğünü, bu çerçevede de süreçte bir değişikliğe gidilmesine kaçınılmaz gözüyle bakıldığını ileri sürdü.

Gazete, iç sayfalarında geniş yer verdiği yorum haberinde, Kıbrıs sorununa müdahil tarafların, Kıbrıs sorununa 2011 yılının ikinci yarısında geçilecek bir al-ver süreciyle son vermeyi planladıklarını iddia etti.

Türkiye ve Güney Kıbrıs’ta seçimlerin tamamlanmasının ardından Haziran 2011 tarihinden sonra süreçte değişiklik yapılmasına kesin gözüyle bakıldığını ancak bu değişikliğin nasıl olacağına henüz karar verilmediğini yazan gazete, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs raporuyla sürece ilişkin kesin mesajların verilmesinin beklendiğini ileri sürdü.

BAN’IN RAPORU HAZIRLANIYOR

Öte yandan, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Kıbrıs sorununa ilişkin Kasım ayında yayınlaması planlanan raporunun ilk taslaklarının BM’nin üst seviyelerinde dolaşmaya başladığı bildirildi.

Fileleftheros ve diğer gazeteler, Ban’ın raporunun ilk taslaklarının BM üst düzey yetkilileri arasında dolaştığını ve Ban’ın Yardımcısı Lynn Pascoe’nun taslakları değerlendirmekte olduğunu yazdılar.

Gazete, Pascoe’nun daha sonra ilgili taraflarla rapor hakkında temaslara başlayarak tepkilerini ölçmesinin beklendiğini belirtirken, Ban’ın raporunda Kıbrıs’taki tarafların sunmuş olduğu önerilerin olduğu gibi yer almasının muhtemel olduğunu yazdı.

Ban’ın raporunda taraflara sorumluluk yüklemeden dengeyi koruması ve tarafların sundukları önerileri olduğu şekliyle raporda yansıtarak, varılan uzlaşı noktalarını da ortaya koymasının beklendiği ifade edildi.

Mülkiyet konusunda süren müzakerelerin sonucunun da raporu etkileyeceğini yazan gazete, uzlaşı sağlanması halinde Ban’ın uluslararası konferans önerisinde bulunacağı, uzlaşı sağlanamaması halinde ise sürece kapıyı kapatmayarak müzakerelerin devamı için süre tanıyacağını savundu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.