‘Barroso davaya müdahale ediyor’

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ”Bazıları diyor ki ‘bu dava şöyle, böyle sonuçlanırsa Türkiye’de demokrasinin sonu gelir.’ Hiçbir partinin kapatılmasını hiç kimse istemez. Biz Türkiye’de demokrasiyi yaşatmak istiyoruz, ama Türkiye’de demokrasiyi yaşatmanın temel koşulunun laiklik olduğunu çok iyi biliyoruz” dedi. 


CNN Türk Televizyon’unda katıldığı canlı yayında gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Baykal, AKP’nin kapatılması istemiyle açılan davayla ilgili olarak hukuku bir kriz kaynağı gibi görmenin sağlıklı bir yaklaşım olmadığını ifade etti. Baykal, ”Bazıları diyor ki, ‘bu dava şöyle, böyle sonuçlanırsa Türkiye’de demokrasinin sonu gelir.’ Hiçbir partinin kapatılmasını hiç kimse istemez, bu iyi bir şey değil. Biz Türkiye’de demokrasiyi yaşatmak istiyoruz, ama Türkiye’de demokrasiyi yaşatmanın temel koşulunun laiklik olduğunu çok iyi biliyoruz” değerlendirmesinde bulundu. 


Baykal, Türkiye’de benzer çizgide 4 defa parti kapatıldığını, ancak bunun demokrasinin sonunu getirmediğini ifade etti. 


Deniz Baykal, türban konusunda bir güven ortaya çıkmadan sorunun çözülemeyeceğini düşündüğünü ifade etti. 


AKP’nin kapatılması istemiyle açılan davanın iddianamesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün de adının geçtiğini belirten Baykal, ”Şimdi Cumhurbaşkanlığı Makamı bir yandan, kendisi bu iddianamenin hedeflerinden birisi olacak, bir yandan da bu iddianame dolayısıyla ortaya çıkan siyasi parçalanmışlığı toparlamak için etkin bir rol oynayacak mümkün mü?” diye sordu. 


Baykal, partilerin kapatılmasının söz konusu edilen tehditleri bertaraf etmediği belirtilerek yöneltilen, ”Çözüm nedir?” sorusuna karşılık şöyle konuştu: 


”Elbette o partiye oy vermiş vatandaşlar gene oy verecek. Elbette siyaset yapan onların sorunlarına sahip çıkacak, insanlar elbette bir parti kuracak. Parti kurmak serbest. Bunda şaşıracak, yadırganacak bir şey yok. ‘Aman olmasın, bir daha böyle parti kurulmasın’ diyen yok. Buradaki umut şu; yeni siyasi kadroların artık bu gerçekleri değerlendirerek, yeni siyasi yaşam deneyiminde, yeni siyasi dönemde aynı hatalara düşmekten uzak kalabilecekleri ve Türkiye’nin o beklediğimiz sentezi yapabilmek için yani cumhuriyet, demokrasi sentezini yapabilmesi için bir şans elde edebileceği, bunu daha basiretli, daha akıllı bir şekilde yeni siyasi kadroların kullanabileceği umudu var. Bu umudu deniyor Türkiye.” 
     
BARROSO’NUN ZİYARETİ  
     
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Durao Barroso’nun davaya ilişkin açıklamalarının, Türkiye’de yargı sürecine müdahale niteliği taşığını savunan Baykal, ”Barroso TBMM’de konuşacak. Barroso’nun gelinceye kadar Brüksel’de yaptığı açıklamaların Türkiye’deki yargı sürecine bir müdahale niteliği taşıdığını çok iyi biliyoruz” dedi. 


Deniz Baykal, Türk yasalarına göre devam eden bir dava konusunda konuşulamayacağını hatırlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü: 


”Yarın, umut ediyorum; Sayın Barroso Türkiye-AB ilişkilerinin tarihi gelişmesi, Türkiye’nin AB’yle ilişkilerinin önünü açma açısından AB’ye düşen, Türkiye’ye düşen görevler konusunda kendisine yakışan, kendisinden beklenen, Türkiye’nin bütün siyasi kesimlerini hep birlikte, AB’nin yukarı bir yürütme yöneticisi olarak, Başkanı olarak söylemesi gereken şeyleri söyleyecektir. Biz de bunu saygıyla dinleyeceğiz, değerlendireceğiz. Bunun ötesinde eğer TBMM’de bizim Anayasamıza rağmen yargıya yön verme, yargıyı eleştirme yapılırsa, bu Türkiye-AB ilişkilerine çok ciddi zarar verir, Şu ana kadar yapılmış olan açıklamalar da zaten yeterince zarar vermiştir.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.