İNGİLTERE… BioNTech utandırdı…

FARUK ESKİOĞLU – Dostlar BioNTech / Pfizer aşını geliştiren Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci’den kökümüz aynı topraklarda olduğu için gurur duymak isterdim. Bir zamanlar çiçek aşısı ve röntgeni geliştiren bilimciler patent almayarak keşiflerini kapitalizmin değil halkın hizmetine sunmuştu. Ne yazık ki bizim uşaklar geliştirdikleri aşıya zam üstüne zam yapılmasına sessiz kaldılar. Oysa en azından her ülkenin sağlık emekçileri ve yoksullarının kullanacağı BioNTech / Pfizer aşılarının patentsiz verilmesine ön ayak olabilirlerdi. İlk günlerde halkın gözündeki kahramanlıklarını euroya çevirmeyi tercih ettiler. Olmadı!

Bu arada İngiltere’de sürü bağışıklığı stratejisi ile başlayan ve bilim insanlarının eleştirileriyle geri dönülen salgınla mücadelede önemli bir kazanım elde edildiği söylenebilir. Korona ilintili günlük ölüm sayısı binlerden tek haneli rakamlara gerilemesi sevindirici. Ne yazık ki ciddi bir oran da komplo teorilerine inanarak aşı çağrılarına kulak asmadı. “Hani politikacılara inanmayabilirsiniz ama bilim insanları bu çağrıyı yapıyorsa dikkate almalı” derim…

Türkiye’de de aşı çağrısına gitmeyenlerin oranı az buz değil dörtte birmiş. Bana göre dörtte bir sorumsuz insan… Türkiye’deki salgında vaka ve ölüm sayısının giderek artması biz göçmenleri de kaygılandırıyor. Ne yazık ki başta turizm olmak üzere pek çok sektör felç olmuş durumda. Londra’da yaşayan bazı arkadaşlarım bu yaz Türkiye’ye gitmekten çekindiklerini söylediler. Düşünün ürkek İngiliz turistleri… Geçen pazartesi CommUnity Web TV’de Arif Bektaş’ın sorularını yanıtlayan Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Türkiye’deki Bilim Kurulu’nun hükümete ne gibi önerilerde bulunduğunun ve ne kadarının uygulandığının bilinmediğini söyledi. Programı izlerken ben de bu yıl Türkiye planımın yattığını düşündüm. Yazık!

***

Dostlar bu hafta “Kıbrıs’ta federal çözüm” imza kampanyasından da söz etmek istiyorum. İngiltere’de yaşayan barışsever Kıbrıslı Türkler “Barış ve Federal Kıbrıs Platformu (UK)” adıyla sosyal medyada örgütlendi, “Sessiz kalmayacağız, yılmayacağız” başlıklı açıklamalarında “Artık tahammül edecek halimiz kalmamıştır” denildi.

Kendilerini tek kelimeyle “Kıbrıslıtürkler” diye tanımlayan Platform katılımcılarının açıklamasında AKP’nin Kıbrıs Türk toplumunun demokratik geleneğine, demokratik kurum ve kuruluşlarına müdahale ettiği öne sürüldü. Açıklamada Platform olarak Kıbrıs’taki “federal çözüm”ü savunanlara İngiltere’den destek verecekleri belirtildi. Platform’un BM eşliğinde Cenevre’de 27-29 Nisan arasında yapılacak Kıbrıs Konferansı’da Birleşik Federal Kıbrıs’ın tek çözüm yolu olarak ele alınması için başlattığı imza kampanyası change.org’da sürüyor.

İşin ilginç yanı Türkiye’deki AKP iktidarı adada iki toplumlu federasyon yerine, iki devletli çözümü savunmaya başladı. AKP’nin Kuzey Kıbrıs yansıması olan UBP’den cumhurbaşkanı seçilen Ersin Tatar da AKP’nin politik değişimine ayak uydurarak iki devletli çözüm ile kalıcı ayrılığı savunmaya başladı.

Peki Kıbrıs’ın üçüncü garantör ülkesi İngiltere bu konuda ne düşünüyor? Mart 2021’de de Başbakan Boris Johnson, Kıbrıs’ta ülkesinin iki toplumlu iki kesimli federasyon çözümünden yana olduğunu açıkladı.

Her yeni görüşmede, bir öncekindeki “anlaşılan konular baki” olarak toplantı başlıyor. Cenevre’de yapılacak görüşmeler öncekilere kıyasla daha zorlu geçecek gibi. Çünkü Türk tarafı federasyon yerine “iki devletli” çözümü masaya getirecek. Birleşik Krallık eski dışişleri bakanlarından Jack Straw’un da destek verdiği bu hamle topu taça atmak anlamında olacak. Milliyetçi Kıbrıslı Türkler bu savı oldu bitti savunsalar da Türkiye geçmişte soğuk bakmıştı. Nedeni ise Türkiye’nin böylesi bir bölünmede Güney Kıbrıs’ta kontrol dışı bir devlet oluşmasını istememesiydi. Sanırım Cenevre’de Türkiye topu maça atınca maç kaldığı yerden ancak üç beş yıl sonra başlayacak. 1974’de Kıbrıs’ta doğan Türk çocuklarının çoğuna Barış adı konmuştu. Barışlar şimdi dede olur oldular. Barışlara dünya gözüyle barışı göstermeyecekler galiba…

Önceki haberÜniversite para karşılığı rapor yazıp doğa katliamına onay üretiyor!
Sonraki haberUçakta 68 yolcudan 47’si pozitif
Faruk Eskioğlu, (1958, Akşehir) gazeteci ve yazar. 1985'ten bu yana yaşadığı Londra'dan Türkiye'deki ulusal medyaya yönelik muhabirlik, temsilcilik yaptı. Londra'da yayınlanan Türkçe toplum gazetelerinde çalıştı ve bazı gazetelerin kuruluşunda yer aldı. Halen sosyolojik değeri olan haber ve araştırmalara ağırlık veren yazar, halen 2004'te kurduğu Açık Gazete'yi (acikgazete.com) yönetiyor ve köşe yazarlığını sürdürüyor.Eskioğlu, 13'üncü yüzyılın sonunda Horasan'dan Akşehir Maruf köyüne yerleşerek tekke kuran Hasan Paşa soyundan geliyor. Hasan Paşa'nın oğlu Şeyh Hacı İbrahim Veli Sultan'ın "Mülk Allahındır" felsefesiyle Anadolu'da bir ilk sayılan kendine adına kurduğu yoksullara yardım vakfı ise halen faaliyettetir.Eskioğlu, ilk ve orta öğrenimini Akşehir'de tamamladıktan sonra 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’te Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde "master" yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. Aralık 1985’te kendi deyimiyle "siyasi sürgün" olarak geldiği Londra’da ilk 2 yıl baba mesleği kasaplık yaptı. İngilizce öğrendikten sonra medya okudu. Uzun yıllar Nokta dergisi İngiltere Temsilciliği, Hürriyet Londra bürosunda habercilik yaptı. Gazeteciliğin yanısıra 1986-98 arasında grafiker tasarımcı olarak çalıştı. Ayrıca pek çok siyasi afiş ve logo tasarladı.1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak görev yaptı. “Basında etik ve toplam kalite yönetimi” üzerine araştırmalar yaptı, bu konudaki konferans ve panellere katıldı.Türkiye’deki 2001 ekonomi krizinde Londra’ya dönerek grafiker tasarımcılık ve gazeteciliği sürdürdü. Toplum gazetelerinden Olay’da genel yayın yönetmenliği yaptı. Londra’da ilk Türkçe internet gazetesini çıkardı ve toplum gazetelerine ilk ajans hizmeti sundu. 2004’te dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. İki ayrı toplum gazetesini yayına hazırladı. Türkiye’deki bazı tv kanallarına haber geçti, uzun süre Akşam Londra Temsilciliği’ni üstlendi.Londra'da 2004’te "İçimizden Birisi: Vanunu" başlıklı bir kısa film çekti. Londra'daki toplumu anlatması açısından bir ilk sayılan "Aşkolsun! Adı Aşkolsun" başlıklı belgesel romanı 2007’de Türkiye’de yayımlandı. Türkiye'den 150 ve Kıbrıs'tan 100 yıllık İngiltere'ye göçün anlatıldığı 3 ciltlik "Londra'da Bizim'Kiler" başlıklı araştırması 2019 sonunda çıktı. Eskioğlu’nun Su ve Defne (2004) adlı ikiz kızları bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

14 − 1 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.