Hem muhtar hem maden şirketi sahibi olunca kendi kendine izin vermiş!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Hem muhtar hem mermer ocağı sahibi olunca, ÇED toplantısına işçileri ve arkadaşları katıldı, köyün suyunu kendi şirketinde kullanmak için ‘sakınca yoktur’ görüşü verdi! Isparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Yeşilyurt köyünde 7 binden fazla ağacın katledilmesine yol açacak mermer ocağına halk tepkili…

Türkiye bir yandan son yılların en kurak kışını yaşarken diğer yandan da iklim krizini tetikleyecek uygulamalar sürüyor. Isparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Yeşilyurt köyünde açılan mermer ocağı için 7 binden fazla ağacın kesileceği belirtildi. Ruhsat sahasının dibinde Doğu Roma dönemine tarihlenen yapı kalıntılarının bulunduğunu belirten köylüler tarım alanları, su kaynakları ve yerleşim alanını tehdit eden mermer ocağı için iki ayrı dava açtı. Geçtiğimiz yıl bir trafik kazasında yaşamını yitiren köyün Muhtarı Galip Küçükyaman’ın da ortakları arasında bulunduğu şirketin işlettiği mermer ocağı için yapılan ÇED toplantısına muhtarın arkadaşları ile ocakta çalışan işçilerin katıldığını öne süren köylüler tepkili. Muhtarın kendi şirketine ait mermer ocakları için ‘su kullanımında sakınca yoktur’ görüşü verdiğini de dile getiren köylüler yaşamlarını kâbusa çeviren mermer ocağının kapatılmasını istiyor.

ORMANLARI VE YAYLALARIYLA ÜNLÜ İLÇEDE 385 MADEN İZNİ

Isparta’nın Sütçüler ilçesinde yaklaşık 10 yıldır vahşi madencilik yıkımı yaşanıyor. Ruhsat ve ön izin aşamasında olanlar hariç ÇED sistemine girmiş olan iki ayrı grupta toplam 385 maden izninin verildiği ilçede ormanlar, yaban hayatı ve biyolojik zenginliklerin yanı sıra tarihi ve arkeolojik alanlar da risk altında. İl Genel Meclisi’nin 2016’da aldığı kararla ilçedeki doğal ve kültürel miras alanlarının madencilikten uzak tutulması yönündeki tavsiye kararına rağmen vahşi madencilik yıkımı sürüyor.

YEŞİLYURT KÖYÜNÜN DOĞAL ÇEVRESİ TAHRİP EDİLİYOR

Sütçüler’e bağlı Yeşilyurt köyü de bu yıkımdan en çok etkilenen yerleşimler arasında. Yeşilyurt köyünde son 10 yılda açılan mermer ocakları köylünün yaşamın kâbusa çevirdi. Köyde 9 tane mermer ocağı ruhsatı bulunuyor. Tarım ve hayvancılığın yanı sıra arıcılık ve zeytin üretimiyle yaşamını kazanan köylülerden bir kısmı mermer ocaklarında işçi olarak çalışırken bir kısmı ise köyde mermer ocağı acımasına karşı. Dokuz tane mermer ocağı ruhsatı bulunan Yeşilyurt’taki mermer ocağı ruhsatlarından üçü ise köyün eski muhtarının aile şirketine ait.

MUHTAR, MADEN ŞİRKETİ SAHİBİ, KULÜP BAŞKANI

Ağustos 2022’de geçirdiği bir trafik kazasında yaşamını yitiren Yeşilyurt köyünün eski Muhtarı Galip Küçükyaman, bir dönem Isparta Spor Kulübü’nün başkanlığını da yürütmüştü. Eski Muhtarın şirketine ait mermer ocakları için köyün sularının kullanılması için sakınca yoktur şeklinde resmi yazı hazırlayıp ilgili kurumlara verdiğini belirten köylüler, köyde yürütülen madencilik faaliyetlerinden yaşamları olumsuz etkilenmesine karşın yetkililere seslerini duyuramadıklarını söylüyor.

KÖYLÜLER: ‘ÇED TOPLANTISINA MUHTARIN İŞÇİLERİ VE ARKADAŞLARI KATILDI’

Batu Mermer adlı özel şirketin işlettiği proje için verilen ÇED Gerekli Değildir Kararı ile ruhsat iptali için dava açan köylüler, tarım alanlarının, su kaynaklarının ve yerleşimin madencilik faaliyetlerinden zarar gördüğünü belirtiyor. Mermer ocağı faaliyetinin genişletilmesiyle ilgili ÇED Toplantısına firmada çalışan işçilerin katıldığını öne süren köylüler, “Kapasite artışı yapılan ‘Halk katılımı’ toplantısına ortalama 13 kişi katılmış. Bunlardan 9 kişi mermer ocağında çalışan işçiler. Üç-dört kişi de muhtarın arkadaşı. Köylülerin toplantıdan haberi olmadı. Haziran 2022’de bu alan için yol yapılmaya başlayınca durumu öğrendik ve ardından dava açıldı” diye konuştu.

GEÇİM KAYNAĞI FISTIK ÇAMLARI VE ZEYTİN AĞAÇLARI YOK OLACAK

Mermer ocağı izni verilen bölgede köy halkı için geçim kaynağı olan çok sayıda zeytin ağacı ile fıstık çamı ağaçları bulunduğunu da dile getiren köylüler, “Köy halkı büyük emekler harcayarak 2008 yılında buraya fıstık çamı ağaçları dikmişti. Şu çam fıstığı dikildi ve şu anda tam verimde ve köylüler topluyor ama yok olacak” ifadelerini kullandı.

MERMER ÇIKARMAK İÇİN 7147 AĞAÇ KESİLECEK

Proje için hazırlanan ÇED raporunda, mermer çıkarılması için 7 bin 147 ağacın kesileceği belirtilirken kesilen ağaçların 5 katının ise çalışmalar tamamlandığında alana yeniden dikileceği taahhüt ediliyor.

‘MANEVİ DEĞERİ YÜKSEK ALAN SOSYAL ÇATIŞMAYA YOL AÇABİLİR’

Köylüler, proje sahasındaki Doğanlı Kayasının köyün eski yerleşimi olduğunu ve halk tarafından kutsal kabul edildiğini belirtiyor. Bu duruma ÇED raporunda da dikkat çekilerek, “sosyal çatışmalara yol açabilir” notu düşülmüş. Ancak buna rağmen çalışmalar hız kesmeden sürüyor.

KOPYALA-YAPIŞTIR ÇED RAPORUYLA MADENCİLİK FAALİYETİ

Yeşilyurt köylüleri ÇED raporunun kopyala-yapıştır yöntemiyle oluşturulduğunu savunuyor. Köydeki tarım arazilerinin ‘marjinal’ kuru tarım arazisi olarak gösterildiğini oysa sulanabilir alanlar olduğunu belirtiyor. Mermer ocağının su kaynaklarının bulunduğu bölgede yer aldığı kaydedilen dava dilekçesinde, ÇED raporunda su kaynaklarının korunmasına ilişkin önlem alınmadığı kaydedildi.

DOĞU ROMA DÖNEMİNE TARİHLENEN KALINTILAR TEHDİT ALTINDA

Mermer ocağının genişleme sahası içerisinde Doğu Roma dönemine tarihlenen kale kalıntılarının bulunduğu da belirtilen dava dilekçesinde, bu bölgede yer alan 200900543 Ruhsat numaralı mermer ocağı için ÇED Gerekli Değildir kararı verildiğinin altı çizilerek, “Bu konuyu Isparta İl Özel İdaresi’ne, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne resmi dilekçe ile yazmış olmamıza rağmen olumlu bir netice alınamamıştır” denildi.

 

2662330cookie-checkHem muhtar hem maden şirketi sahibi olunca kendi kendine izin vermiş!
Önceki haberVize düğümü çözülmedi: 4 kat arttı!
Sonraki haberKaymakamlık, Nesin Vakfı’nın parasına el koydu: “Uzun süredir baskı altındayız”
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.