Vatanında gurbetçi olmak

          Kopmuşuz bizler o öz varlık olan manzaradan.
          Bahseder gerçi duyanlar bir onulmaz yaradan;
          Derler: İnsanda derin bir yaradır köksüzlük;
          Budur âlemde hudutsuz ve hazîn öksüzlük.
          Sızlatır bâzı saatler dayanılmaz bir acı,
          Kökü toprakta kalıp kendi kesilmiş ağacı.
          Rûh arar başka tesellî her esen rüzgârda.
          Ne yazık! Doğmuyoruz şimdi o topraklarda!


                                          Yahya Kemal Beyatlı


Sekiz sene sonra tekrar Yunanistan’a Atatürk’ün doğduğu topraklara  gittim. Bir grup öğrencimle Selanik’teki Aristotelio Koleji’nin Model Birleşmiş Milletler toplantı davetini kabul edip yola koyulduk.. Gençler dünya sorunlarını büyük bir ciddiyetle tartıştılar. Öğrenciler, iki gün boyunca güvenlik, hukuk, insan hakları ve özgürlükler, silahsızlanma, göç, çevresel problemler, yoksulluk gibi konuları tartıştılar. Yaptıkları iş ve bu işi nasıl büyük bir istekle ciddiye aldıklarının ötesinde, benim için bu ziyaretin anlamı Türk-Yunan halklarının politik çizgiler dışında, insanlar bazında nasıl kardeş olduğunu, kültürel benzerliklerimizin ön plana çıktığını görmek oldu. Büyükanne ve büyükbabaları İstanbullu olan Yunanlıların gözündeki ışıltıyı görmek, İstanbul’da yaşayan Rumların duygularını hatırlamak çok dokunaklıydı.


Okul yöneticileri ve diğerleri bizi büyük bir sevinç ve coşkuyla karşıladılar. Çocuklarımız öyle kaynaştı ki yanlarında kaldıkları aileler gözyaşları içinde bizleri uğurladı. Toplantı sonunda kardeşlik mesajları ve davetlerini kabul ederek oraya gidişimize gösterdikleri saygı ve sevinci Türkçe dile getirişleri görülmeye değerdi.


Doğup büyüdüğü toprakların yabancısı kabul edilmek dünyanın en büyük aidiyet eksikliği sanırım. Kişi nerde kilimi serip üstünde bağdaş kurmuşsa orası onun evi olur. Yeter ki aynı göğün altında olduğumuzu bilelim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.