Zanaat ve Tasarım, MINOVA’da Buluştu

2019 yılında yerleştiği Londra’da MINOVA DESIGN’ı kuran endüstriyel tasarımcı ve iç mimar Mine Ovacık, çalışmalarında “zanaat ve tasarım” alanına odaklandı. Keçe yapım teknikleriyle yaptığı tasarımlarını online kanallarda satışa sunan, iç mekan projelerine danışmanlık yapan Ovacık, Tasarım Koçluğu ve Yaratıcı Koçluk yapmaya hazırlanıyor.

MINOVA DESIGN’ın kurucusu Mine Ovacık kendini “Araştırma odaklı bir endüstriyel tasarımcı, iç mimar ve uy- gulamacı bir akademisyen” olarak tanımlıyor. 25 yıldır çevresel ve sosyal bilince sahip nesneler, ticari ürünler, iç mekânlar, katılımcı ve işbirlikçi projeleri yapan, kullanıcı-merkezli tasarımdan kaynaklanan yayınlar gerçekleştiren Mine Ovacık , 1971 yılında İstanbul’da doğdu.

1992 yılında İstanbul’da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde İç Mimarlık Bölümü’nü, 1996’da Amerika’da Rochester Teknoloji Ensti- tüsü’nde yüksek lisansını ve 2002 yılında İstan- bul’da aynı üniversitede Endüstriyel Tasarım alanında doktorasını tamamlayan Ovacık, 2004 yılında yardımcı doçent ve 2017’de doçent oldu.

1997 yılından itibaren, Türkiye’de; İstanbul, Mersin ve İzmir’de çeşitli üniversitelerde akademisyen olarak çalışan Ovacık, Post-Endüstriyel Tasarım alanında, “Sorumlu Tasarım” ya da “Sağduyulu Tasarım” konusunda yüksek lisans dersleri verdi ve birçok ulusal ve uluslararası ser- gide tasarım işlerini sergiledi. Akademisyenlikle birlikte, yurt içi ve yurt dışında iç mekân, mobil- ya, fuar, satış stantları, ürün ve araç tasarımları yapan Ovacık, 2012 yılında itibaren Yaşar Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde Endüstriyel Tasarım Bölüm Başkanı olarak çalıştı.

Merakı hayatını değiştirdi

Uzun yıllar Türkiye’de çeşitli alanlardaki pek çok tasarıma imza atan Mine Ovacık, 2019 yılında 14 yaşındaki oğluyla birlikte Londra’ya yerleşti. “19. yüzyılda Endüstrileşme Devrimi’yle mesleğimin doğduğu İngiltere’de tasarımcı olsam neler yapa- bilirim?” merakıyla yola çıkan Ovacık, Londra’ya geliş fikrinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlatıyor:

“Türkiye’de endüstriyel tasarımcılık yaparken deneyimlerim bana “Müslüman mahallesinde sal- yangoz satmak” sözünü sıkça hatırlattı. Ülkeme batıdan ithal edilmiş, 1971 yılından beri eğitimi veriliyor olsa da 90’lı yılların sonunda filizlenmeye başlayan bir mesleğin üyesi olarak; endüstrileş- menin başladığı ve bittiği bu koca adada, 21.yüz- yılın ilk çeyreğinde yaşarken “veri dünyasının” yaratıldığı, “yapay zekanın” geliştirildiği ekono- minin “sanal paraya” yöneldiği bu büyük deği- şim döneminde bir tasarımcı olmak nasıl bir şey olur? Neler yaratabilirim ve deneyimleyebilirim? Sistemin büyük değişimine nasıl eşlik edebilirim? Soruları aklımda dans eden ve bana ivme veren etkenler oldu.”

MINOVA’nın odağında “zanaat ve tasarım” var

Ovacık İngiltere’de karşılaştığı dünyayı ise; Yuval Noah Harari’nin “Homo Deus” adlı kitabında söz ettiği “Veri Dini”nin yarattığı online ağırlıklı profesyonel hayatı, sanal ruhlu yaşamı, şimdi ka- pitalizmin kalbinde, Londra’da deneyimliyorum. Her birimizin kaçınılmaz oyuncusu olup göbekten bağlı olduğumuz dijital dünyanın nimetlerinden faydalanan bir tasarımcı olarak neler yapabilirim? diye araştırmalar yaparken, bir yandan da ürünler geliştirip tasarım ve yaratıcılıktan kaynaklanan hizmetler veriyorum” sözleriyle özetliyor.

Londra’da, MINOVA DESIGN markasını kuran Ovacık, MINOVA markası altında, “zanaat ve tasarım” alanına odaklandı. Ev-atölye ortamında tasarımlarını keçe yapım teknikleriyle üreten onli- ne kanallarda satışa sunan Ovacık, bir taraftan iç mekan projelerine danışmanlık yapıyor.

MINOVA markasıyla tasarım ve yapma kültü- rüne (craft, maker culture) dayalı, sanatsal, yaratı- cılık değeri yüksek, yenilikçi ürünler ve hizmetler yaratmayı ve bunları ticarileştirmeyi hedefleyen Ovacık’ın nihai hedefi ise; İngiltere’den başlayıp dünyaya açılmak.

Amacım; insanların doğasındaki yaratıcılığı uyandırmak

2020 yılında Londra’da bir “Kişisel Performans Koçluk” eğitimini tamamlayan Ovacık, Tasarım Koçluğu ve Yaratıcı Koçluk yapmaya hazırla- nıyor. “Yeni edindiğim bir beceri olan “koçluk” hizmetim için, 25 yılık tasarımcılık, akademisyen- lik, inovasyon ve yaratıcı düşünce tekniklerinde verdiğim ders deneyimlerimi harmanlayarak bir program hazırlıyorum” diyen Ovacık programın detaylarını şöyle anlatıyor:

“Tasarım Koçluğu ya da Yaratıcı Koçluk diye adlandırdığım bu hizmet, özellikle sanat ve tasarım gibi yaratıcılık gerektiren bir eğitim almamış meslek insanlarına yönelik olacak. Pandeminin eşlik ettiği büyük değişimin içinden kolaylıkla geçebilmek ve kendimizi dönüştürebilmek için insanın doğasında olan yaratıcılığı uyandırmak ve etkin hale getirmek amacım. Koçluğun en çok sevdiğim özelliği, kişilere kendi sorunlarını ken- dilerinin çözmesi için eşlik ediyorsunuz. Şimdiye kadar yaptığım 80’e yakın seans oldu ve seans- lar sırasında kişilerdeki mucizevi değişime tanık olmak, çözülme, dönüşme ve rahatlamalarını görmek benim çok keyif aldığım bir konu. Şim- diye kadar danışanlarım, özellikle kariyerlerinde yaratıcı bir şeyler yapma çabasında olan kişiler oldu. Tasarım Koçluğu hizmetimle ise tasarımcı, sanatçı gibi yaratıcı endüstrilerde çalışan kişiler veya gruplara, inovasyon yapabilmeleri için sü- reçlerinde tıkanıklık yaşadıklarında koçluk yap- mayı hedefliyorum.”

Küçük işletmelere “İnsana dayalı Ekonomi” modeli

25 yıldır tasarımlar yapan ve farklı sektörlere hiz- met veren Ovacık, yaratıcılık konusunda küçük işletmelere de önemli tavsiyelerde bulunuyor.

Derslerinde anlattığı “İnsana Dayalı Ekonomi- Human Economy” kavramından bahseden Ova- cık “Kişilerin birikim, hikâye, özgün farklılıkları- nın, etnik niteliklerin, deneyim ve yeteneklerinin değerli olup ekonomiye dönüştürülmesinden söz eden bir kavram bu. Özellikle genç tasarımcıla- rın yolunu çok açabilecek bu kavramın uygula- malarına İngiltere’de çok tanık oluyorum. Micro ya da küçük ölçekli iş yapma biçiminin burada ticari olarak çok desteklendiğini gözlemliyorum. Tasarım ve zanaat bu konuya çok uygun alanlar” şeklinde konuşuyor.

Bu çapta iş yapabilmek için donanım ve ola- nakların çok yaygın olduğunu ifade eden Ovacık, “ Ben de bu olanakları öğreniyor ve uyguluyorum. İnternetin, sanal dünyanın nimetleri dediğim şey; insanların birikim ve yeteneklerinin bir girişimcilik konusunda bir işe dönüştürebilme imkânı…” diyor. (Turkish British Magazine)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

12 + 19 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.