Özgür Politika yasağına tepkiler

Almanya İçişleri Bakanlığı, 5 Eylül sabahı merkez bürosu polis tarafından basılarak arama yapılan Özgür Politika gazetesinin kapatılmasına karar verildiğini açıklamıştı. Aynı saatlerde Düsseldorf’ta bulunan Kürtçe müzik prodüksiyonu Mir Müzik, Köln’de bulunan Mezopotamya Yayınevi’ne de baskın yapılmıştı.


AKSU MEMNUN


İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, ”Almanya’da basılıp dağıtılan, PKK/Kongra-Gel terör örgütünün yayın organı olduğu öne sürülen, bölücü örgüte destek veren, propagandasını yapan Özgür Politika gazetesinin basım ve dağıtımının Almanya tarafından yasaklanmasından ve örgütün faaliyetlerine yönelik operasyonlardan memnuniyet duyuyoruz” dedi.


Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile birlikte ”Avrupa Birliği İçişleri ve Adalet Bakanları Gayri Resmi Toplantısı”na katılmak üzere İngiltere’ye giden Aksu, Atatürk Havalimanı’nda yaptığı açıklamada, ”Federal Almanya hükümetinin ‘terörist nitelikli her türlü etkinliğin üzerine kararlı bir şekilde gidileceğini ve bu tür odakları yok etmek için gerekli tüm önlemleri alacağını’ ifade etmiş olması da bizleri ayrıca memnun etmiştir’ diye konuştu.


Öte yandan Aksu, toplantıda, ”Türkiye’nin başta terörizmle mücadele olmak üzere suç ve suçlulukla mücadele konusunda üzerine düşen sorumlulukları eksiksiz yerine getirdiğini ve bu konudaki kararlılığını Avrupalı meslektaşlarına anlatacağını” söyledi.


TEPKİLER


Almanya ve İngiltere’den gelen ilk tepkiler de şöyle:


Schily basın özgürlüğüne saldırıyor: Linkspartei/Sol Parti, Özgür Politika gazetesinin Federal İçişleri Bakanı Otto Schily tarafından yasaklanmasını protesto etti.


Linkspartei İçişleri Sözcüsü Katina Schubert tarafından yapılan açıklamada Schily’nin hukuk devleti kurallarını çiğnediği dile getirdi. “Federal İçişleri Bakanı, Özgür Politika’yı yasaklamasıyla kendisi için güçlü bir devletin hukuk devletinden daha önemli olduğunu ortaya koyuyor” diye konuşan Schubert, “Basın özgürlüğü demokrasinin büyük bir kazanımıdır. Basın özgürlüğü seçimlerden iki hafta önce Schily’nin yoğun saldırısına maruz kaldı. Federal İçişleri Bakanını, Özgür Politika yasağını geri olmaya çağırıyoruz” dedi.


Sendikadan kınama: Birleşik Hizmet Sendikası ver.di’ye bağlı Alman Gazeteciler Birliği dju-Hessen örgütü, Özgür Politika’nın kapatılmasını kınadı.dju-Hessen Başkanı Manfred Moos tarafından yapılan açıklamada, “Redaksiyon, PKK taraftarlarına parti yönetiminin talimatlarını ve bilgilerini iletmekle suçlanıyor” denilirken, Alman Gazeteciler Birliği için bu gerekçenin yeterli olmadığı bildirildi. Gazetenin PKK’nın temel görüşlerini savunduğu ve bunları yayınladığının doğru olduğu bildirilirken, “Ama bu tutum bir emir komuta ilişkisiyle eş değer tutulamaz” denildi.


“Böyle bir durumda akla ‘acaba Schily genel seçimlere iki hafta kala güvenlik politikasında sert önlemler almaktan çekinmeyen biri olarak ününü mü pekiştirmek istiyor’ sorusu geliyor” diye konuşan Moos, redaksiyonlara karşı yapılan polisiye eylemlerin ağır sonuçlara neden olacağına dikkat çekti.


Kertesz ve Hirsi’den dayanışma: Nobel Edebiyat Ödülü sahibi İmre Kertesz, Almanya’da faaliyet sürdüren Kürt medya kurumlarına yönelik saldırıyı protesto etti. İçişleri Bakanlığı’nın Kürt kurumlarını hedef aldığı dönemin AB’nin baskısı nedeniyle Tayip Erdoğan’ın taviz vermeye hazır olduğu bir döneme rastlamasının durumu daha da dramatikleştirdiğini belirten Kertesz, bu saldırının demokratik olmayan bir seçim taktiği olduğunu açıkladı.


İmre Kertesz, Almanya’da Kürt medyasının özgürce çalışabileceği koşulların garanti edilmesini istedi. Hollandalı politikacı Ayan Hirsi Ali de Almanya İçişleri Bakanlığı’nın barış amacıyla başlatılan diyaloga destek vermek yerine Kürtlerin sesini keserek diyalogu engellediğini söyledi


İngiltere Kürt Dernekleri Federasyonu’ndan kınama: Federasyon yaptığı açıklamada olayı kınadı. Federasyonun açıklaması şöyle:


“Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği müzakerelerinin tartışıldığı bu günlerde en demokratından en faşistine herkesin demokrasiden dem vurdugu bir süreçte Alman Hükümetinin yapmış olduğu bu saldırı hiçbir demokratik ve insani normla bağdaşmamaktadır. Türkiye’de Kürt halkının ve duyarlı çevrelerin gerçekleştirmiş olduğu barışçıl eylemlere Türk devleti, ordusu ve basın yayın kuruluşları tarafından saldırılar gerçekleştirilirken bunlarla eşzamanlı olarak Alman hükümetinin bu uygulaması Türkiye’nin Kürt politikalarının kuyrukçuluğunu yaptığını ve bir kez daha uluslararası çıkarlara Kürtlerin kurban edilmeye çalışıldığını gözler önüne sermektedir. Almanya’nın da Kürt halkına ve geleceğine yönelik politikaları açığa çıkmış ve ayrıca anti terör yasaları ve uygulamaları Kürt halkının Avrupa’da tüm kitle ve kurumlarıyla topyekün kriminalize edilmeye çalışıldığının işaretlerini vermektedir… Bizler Britanya’daki Kürt kurumları olarak bu insanlık dışı saldırıyı bir kez daha lanetliyor, AB dönem sözcüsü olması sebebiyle Britanya devleti başta olmak üzere tüm Avrupa devletlerini ve demokratik kurum, kuruluş ve kamuoyunu bu konuda derhal harekete geçmeye çağırıyoruz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty − 9 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.