Türkiye’de internet susturulabilir mi?

İnternet yasasında değişiklik öngören teklif, sansür ve izlemeyi yoğunlaştıracak, medyanın işlevlerini yerine getirmesini daha da zorlaştıracak.

Yeni düzenleme, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına dört saat içinde erişimi engelleme yetkisi tanıyor. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, sakıncalı görülen bir siteyi kapatabiliyor ya da içeriğini yayından kaldırabiliyor. Anahtar kelimelerle arama yapılmasını da engelleyebiliyor.

İnternet servis sağlayıcılarına en az iki yıl süreyle kullanıcı kayıtlarını tutmaları ve istendiğinde yetkililere aktarmaları yükümlülüğü getiriliyor. Devlet kontrolünde yeni bir sektörel birlik kurulması öngörülüyor. Ve bütün bunlar, yargı kararına gerek duyulmaksızın gerçekleşiyor.

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) şimdiden bazı medya kuruluşları ve bir milletvekiline, hükümetin bazı üyelerine yönelik yolsuzluk iddialarını dile getiren internet üzerinden yayınladıkları içeriği kaldırmaları talimatı verdi.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının Medya Özgürlükleri Temsilcisi Dunja Mijatovic, öngörülen değişikliklerin, kamuyu ilgilendiren konuların çoğulcu bir tartışmaya açılmasını engelleyeceği endişesini dile getirdi.

Amerika Birleşik Devletleri merkezli sivil toplum kuruluşu Freedom House, Pazartesi günü Türkiye’de demokrasi, medya özgürlükleri ve yolsuzluk konulu bir rapor yayınladı. Freedom House’un başkanı David Kramer, internet yasasında yapılmak istenen değişikliklerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olacağından kuşku duymadığını söylüyor.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, medya özgürlükleri konusunda daha önce de çeşitli defalar Türkiye aleyhine kararlar almıştı.

2010 yılında Dink-Türkiye davasında, üye devletlerin, kamusal alanda tartışmaya herkesin katılabileceği uygun koşulları yaratması, düşünce ve inançların korkmadan dile getirilebilmesine olanak sağlaması gerektiğine hükmetmişti.

Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyine göre , devletler, ifade özgürlüğünü mümkün kılacak koşulları sağlamakla yükümlü. Buna, internet üzerinden haberleşme olanaklarının yaratılması, geliştirilmesi ve korunması da dahil.

İlaveten, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin 21 Eylül 2011 tarihli tavsiye kararı da, üye ülkelerin ‘ ifade özgürlüğü hakkını garanti altına almasını öngörüyor ve buna bilgi ve düşüncelerin müdahaleye uğramadan paylaşılabilmesinin de dahil olduğunu belirtiyor. Vatandaşların demokratik sürece katılımı için bunun zorunlu görüldüğünü bildiriyor. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10.ncu maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ilgili kararları uyarınca, . iİfade özgürlüğü deyince hem internet üzerinden yapılan faaliyetler hem de geleneksel medya faaliyetleri kastediliyor.

Avrupa Konseyi, interneti, kamu yararına olan siyasi ve diğer faaliyetlere katılım için temel araçlardan biri olarak görüyor. Bu yüzden de hükümetlere, sadece bilgiye ulaşım özgürlüğünü garanti altına almakla kalmayıp, güvenli, ekonomik, kolay ulaşılabilir bir internet hizmeti sağlama yükümlülüğü de getiriyor.

Eğer hükümetin öngördüğü yasa değişikliği benimsenirse, Türkiye’nin , bütün bu alanlarda yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği sorgulanmaya başlanacak.

İnternete serbest ve kolay ulaşım, devlet mekanizmaları ve ekonominin düzenli işleyişi için canalıcı önem taşıyor.

TÜSİAD başkanı, hükümeti uyarmakta haklıydı. Küresel sermaye, evrensel, serbest ve sansürsüz işleyen bir internet sisteminin varolmadığı ülkeye yatırım yapmak istemez.

Haberleşme alanında küresel bütünleşmenin yaşandığı bir dünyada, interneti bir baskı aracı olarak kullanmak, artık sanıldığı kadar kolay değil.

Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti, bir kez daha günümüzün gerçeklerini tam olarak kavrayamadığını gösteriyor.

Siyasiler ve danışmanları, modern iletişim araçlarını temel olarak vatandaşlarını daha yakından izleyebilme ve karşıtlarına karşı daha etkili propoganda yapabilme aracı diye görüyor olabilirler.

Eğer internet üzerinden duyulan sesleri, geleneksel medyada olduğu gibi kolayca satın alabileceklerini ya da susturabileceklerini düşünüyorlarsa, yanılıyorlar.

Bu defa Erdoğan hükümeti, çiğneyebileceğinden daha büyük bir lokma yutuyor olabilir.

Önümüzdeki günlerde Türkiye, ‘sivil itaatsizlik’ kavramını keşfederse şaşırmayın.

_______________________________

* Yazarın diğer yazıları için lütfen tıklayınız:

http://www.firdevstalkturkey.com/tr/

1559580cookie-checkTürkiye’de internet susturulabilir mi?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

3 + twenty =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.