İNGİLTERE… “Aldırma Gönül”

Face’i bakmaktan korkar oldum. Ölüm haberleri sizi üzmekle kalmıyor, varlığınızın da heyelana uğradığı hissini veriyor. Diyalektik bu, ölüm kaçınılmaz sonuç ama şair Cemal Süreya’nın dediği gibi “Her ölüm erken ölümdür…”

25 Şubat Salı günü 4 büyük kayıp haberi aldım. Londra’da toplumun sevilen simalarından Necdet Cilasun’u İzmir’de yitirmişiz. Necdet Bey eşi Gönül Hanım ile birlikte 1980 ve 90’larda Londra’da tekstil ile uğraşmıştı. Toplumu iyi bilen çağdaş birisiydi.

Türkiye’de genç yaşta yitirdiğimiz arkadaşım oyuncu Erdal ve Gürdal Tosun’un sevgili annesi Sevim teyzeyi de aynı gün kaybetmişiz. Konservatuvardan herkesin annesi Sevim teyzenin evinde kalmış yemeğini yemiştim.

Ve Muzaffer İlhan Erdost abimizi de aynı gün kaybettik. Ankara’da üniversite yıllarımda her hafta Onur Yayınları’na uğrar, kitap alır ve Muzaffer İlhan abiyle de ayak üstü sohbet ederdik. 12 Eylül döneminde gözaltına alındıkları askeri cipte öldürülen kardeşi İlhan’ın adını da taşıyordu. Yazar Aydın Çubukçu, Muzaffer İlhan’ın ardından “Sol bilincimimizin kaynaklarını yaratanlar içinde adı en önde anılacak abilerimizdendi. Yalnızca Marksist klasikleri kazandırdığı İçin değil, dil ve edebiyat bilgisiyle, şiirden resme uzanan sanat emektarlığıyla da sosyalist kültür birikimimizin kurucularından biriydi” diye yazdı.

Bu kara haberlerden üç gün önce de 68 kuşağının ablası Şekibe Çelenk’i yitirmiştik. Deniz Gezmiş’in avukatı Halit Çelenk’in eşi olan Şekibe Çelenk, Deniz’in idam sehpasına giderken selam gönderdiği bir ablamızdı.  Mustafa Yalçıner “Teşekkürler Şekibe Abla… Saygıyla…” başlıklı köşesinde ne güzel anlatmış Şekibe ablamızı…

“Bir devrimcinin devrimi görmeden göçüp gitmesi en büyük haksızlıktır” diyorum. Ne yazık ki toplumsal devinim o kadar yavaş ki bir kaç ömürdeki niceliksel birikim niteliksel değişime yol açabiliyor bazen. Onun için Vedat Türkali’nin dediği gibi “Biz evkaf malıyız. Kendimize iyi bakmalıyız.” Nazım’ın sözünü ettiği o “çürüyen diş, dökülen et”in bir daha geri dönmemek üzere yıkılıp gittiğini görmeliyiz.

***

Şair Hasan Hüseyin Korkmazgil’i de 36 yıl önce 26 Şubat’ta yitirmiştik. Bütün Türkiye’de olduğu gibi Londra’da da Fieldseat / Kit@apEvi’nde büyük şair anıldı.  Ayrıca bugünlerde 113’üncü doğum günü dolayısıyla yazar ve şair Sabahattin Ali anılıyor. Sabahattin Ali ise 25 Şubat 1907’de Eğridere’de doğmuş, 2 Nisan 1948’de de Kırklareli’de faşist Ali Ertekin tarafından öldürülmüştü.

Ferhat Göçer kısa süre önce “Sabahattin Ali Şarkıları”nı yorumladı. Albümünde “Geçmiyor Günler, Aldırma Gönül, Dağlardır Dağlar, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz ve Leylim Ley” gibi bir döneme damgasını vuran şarkılar da var. Ferhat Göçer, Sevda Bloom Organizasyon’un konuğu olarak 15 Mart Pazar saat 18.30’da “9-17 Highgate Rd, Kentish Town, London NW5 1JY” adresindeki O2forum’da konser verecek. “Aldırma Gönül’e eşlik etmek için bu konseri kaçırmayın” derim…

Önceki haberSAVUNMA DIŞINDA SAVAŞ SAVUNULAMAZ
Sonraki haberİNGİLTERE… Kovid-19, mülteciler ve insanlık 1.0
Faruk Eskioğlu, (1958, Akşehir) gazeteci ve yazar. 1985'ten bu yana yaşadığı Londra'dan Türkiye'deki ulusal medyaya yönelik muhabirlik, temsilcilik yaptı. Londra'da yayınlanan Türkçe toplum gazetelerinde çalıştı ve bazı gazetelerin kuruluşunda yer aldı. Halen sosyolojik değeri olan haber ve araştırmalara ağırlık veren yazar, halen 2004'te kurduğu Açık Gazete'yi (acikgazete.com) yönetiyor ve köşe yazarlığını sürdürüyor.Eskioğlu, 13'üncü yüzyılın sonunda Horasan'dan Akşehir Maruf köyüne yerleşerek tekke kuran Hasan Paşa soyundan geliyor. Hasan Paşa'nın oğlu Şeyh Hacı İbrahim Veli Sultan'ın "Mülk Allahındır" felsefesiyle Anadolu'da bir ilk sayılan kendine adına kurduğu yoksullara yardım vakfı ise halen faaliyettetir.Eskioğlu, ilk ve orta öğrenimini Akşehir'de tamamladıktan sonra 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’te Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde "master" yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. Aralık 1985’te kendi deyimiyle "siyasi sürgün" olarak geldiği Londra’da ilk 2 yıl baba mesleği kasaplık yaptı. İngilizce öğrendikten sonra medya okudu. Uzun yıllar Nokta dergisi İngiltere Temsilciliği, Hürriyet Londra bürosunda habercilik yaptı. Gazeteciliğin yanısıra 1986-98 arasında grafiker tasarımcı olarak çalıştı. Ayrıca pek çok siyasi afiş ve logo tasarladı.1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak görev yaptı. “Basında etik ve toplam kalite yönetimi” üzerine araştırmalar yaptı, bu konudaki konferans ve panellere katıldı.Türkiye’deki 2001 ekonomi krizinde Londra’ya dönerek grafiker tasarımcılık ve gazeteciliği sürdürdü. Toplum gazetelerinden Olay’da genel yayın yönetmenliği yaptı. Londra’da ilk Türkçe internet gazetesini çıkardı ve toplum gazetelerine ilk ajans hizmeti sundu. 2004’te dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. İki ayrı toplum gazetesini yayına hazırladı. Türkiye’deki bazı tv kanallarına haber geçti, uzun süre Akşam Londra Temsilciliği’ni üstlendi.Londra'da 2004’te "İçimizden Birisi: Vanunu" başlıklı bir kısa film çekti. Londra'daki toplumu anlatması açısından bir ilk sayılan "Aşkolsun! Adı Aşkolsun" başlıklı belgesel romanı 2007’de Türkiye’de yayımlandı. Türkiye'den 150 ve Kıbrıs'tan 100 yıllık İngiltere'ye göçün anlatıldığı 3 ciltlik "Londra'da Bizim'Kiler" başlıklı araştırması 2019 sonunda çıktı. Eskioğlu’nun Su ve Defne (2004) adlı ikiz kızları bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.