BU GÖL İZNİK GÖLÜDÜR: KAYIP ŞEHİR BASİLİNAPOLİS (Basilinopolis)

RECEP MEŞE – Belki biraz da batısından bahsetmek gerekirdi İznik Gölü’nün.

    Bitinya, Anadolu’da kurulan nice devletlerden birisiydi. Trakya kökenli Bitinliler tarafında İznik gölü ve çevresini kaplayan hatta Adapazarı, İzmit ve İstanbul’a kadar olan alanda  kurulmuştu . Başkenti Nikea (İznik) olan bu devletin halkının dili yaygın olarak  Grekçe idi. Öncülleri Lidyalılar iken ardılları ise Romalılar sayılırdı. 300 Yıl yaşayan bu devlet MÖ 64 yılında Roma’ya bağlanarak dağılmıştı. Devletler geçiciydi ama halklar kalıcıydı

    Basilina, Roma’lı bir prensesti. Sonra Julius Constantius’un ikinci eşi oldu. Aynı zamanda imparator Julianus’un da annesiydi.

    Fakat hangi mertebede olursa olsun ölüm kaçınılmazdı. Ömrü uzun sürmemişti. MÖ 331  yılında oğlu Julian’ı doğurduktan bir kaç ay sonra  sonra hayata gözlerini kapayan prenses, geriye adını yaşatacak bir kent bırakmıştı. Bu kent bir Bitinya kenti olan Basilinapolisti.

    Prenses şimdiki Orhangazi sınırları içinde gelişmekte olan bir köye sahip çıkarak hamisi olmuş daha sonra da ismini vermişti. O dönemde bir yere ismini verebilmek için belli şartlar lazımdı. Mesela en azından o bölgenin topraklarının satın alınması gerekiyordu. Basilina adına topraklar satın alındı. Ve köye Baslinapolis adı verilerek kent statüsüne geçirildi. Tarih içerisinde köy genişleyerek ve gelişerek kent haline geldi.

    Kentin bugünkü yerinin tespitinin yapılabileceği net bir buluntu olmayıp değişik tezler ortaya atılmıştır. Tarihçilerin yaygın görüşüne göre kent bugünkü Orhangazi’ye 5 Km mesafedeki Çeltikçi Köyüdür.

    Bir başka teze (Orhangazi’nin yetiştirdiği tarihçi, yazar ve araştırmacı Raif Kaplanoğlu’na göre, ki o da ciddi araştırmacıların tezine dayandırdığı görüşe) göre; Sakarya Nehri bir zamanlar İznik Gölü’ne akıyor, oradanda Karsak Boğazın’dan Gemlik Körfezi’ne  kavuşuyordu. Büyük olasılıkla depremler sonrası Sakarya Nehri yatak ve yön değiştirerek Adapazarı üzerinden Karadeniz’e yönelmişti. İznik Gölü de bu depremler sırasındaki çöküntülerden oluşmuştu.

    İşte bu depremler sırasında İznik Gölü’nün kenarındaki bazı yerleşim yerleri ve kentlerin İznik Gölü’nün suları altında kaldığı anlaşılmaktaydı. Basilinapolis bunlardan biriydi ve İznik gölü tarafından yutulmuştu. İznik Gölü’nün altında birden fazla kent olabileceği yine Raif Kaplanoğlu tatafından ortaya atılan görüşlerdendir. Bu görüşlerin kaynağı ise İznik Gölü’nün batısında bulunan antik Basilinapolis kentinin kalıntılarının ve iskelesinin keşfedilmesiyle olmuştur. Hali hazırda çıplak gözle görülebilen iskele kalıntısı gölün içerisinde yer almakta, aynı şekilde Sölöz ve Paşapınar altlarında gölün içinde antik kalıntılara rastlanılmaktadır.

    Basilinapolis büyük olasılıkla 9. ve 10. Yüz yıllarda meydana gelen depremler sırasında yok olmuştu. Çünkü Bu tarihlerden sonra kentle ilgili bilgi birdenbire kesilmiştir.

    Bazı kaynaklara göre ise kentin Osmanlılar tarafından tahrip edildiği tahmin edilmektedir.

    Ve böylece Basilinapolis tarihte yok olan 4-5 antik kent arasında yerini almıştı.

    Güzel prenses Basilina Yunan menşeili idi. Bir hadım olan Morderius tarafından babasının evinde eğitilmişti. Bir kent kurup adını vermesinin altındaki Motivasyon (Güdü) ne olabilirdi, kafamı meşgul etmiştir hep. İster prenses, ister imparatoriçe olsun ölümü kavrayıp bir gün kendisinin de öleceğini anlayıp, geride ölümsüzlüğünü sürdürecek bir şey bırakma saiki miydi? Yoksa; din adına hareket edip koruyuculuğunu yaptığı Ephesos ve Arisçu kilisenin yaşayacağı bir kent kurmak mı? Nitekim Aria Lıların topraklarını da Efes Kilisesine miras olarak vermişti. Ya da; bu Dünyada her şeyi yaşayıp görmüş, doymuş bir insanın yapmak istediği son aşama olarak özgerçekleştirim evresini mi yaşamak istemiştir? Ve ya; Bir kent kurarak, bir uygarlık yaratmak gibi insanın tanrısal yanını dışa vurumunun bir ürünümüydü bilinmez.

    Lakin hangisi olursa olsun; tarih veya doğa onun bu güdüsünün hayalini sınırlı bir süre yaşatmış, sonradan yok edip tarihten silmiştir. Ancak tarih kayıtlarına göre Baslinapolis bilgilerimizde hala yaşayacaktır.

    Katolik Ansiklopedisinde Basilinapolis;

 Basilinopolis , Küçük Asya’nın itibari bir görünümü . Aslen Bithynia Prima’da küçük bir köy olan bu şehir , Mürted Julian’ın altında veya belki de kısa bir süre önce bir şehir rütbesini aldı (Mansi, VII, 305). Bilinen ilk piskopos Alexander , St. John Chrysostom tarafından yaklaşık 400 civarında kutsandı. Diğer piskoposlar Gerontius (451), Cyriacus (518), Sisinnius (680), Georgius (787) ve 878’de Anthimus (Lequien, Or. Chr) ., I, 623-625). En Chalcedon (451) bakınız metropolitans arasında keskin bir yarışma konusu olmuştur Nicomedeia ve Nikaia’nın yargı ile ilgili. Basilinopolis nihayet konsey tarafından Nikomedia’nın kadın vekilleri yapıldı.(Mansi, age, 301-314); ve yaklaşık 1170 yılına kadar Manuel Comnenus yönetimi altında (Hierocles, Synecdemos, ed. Parthey, 169) böyle kaldı. Onbeşinci yüzyıla ait bir “Notitia episcopatuum”da yer almamaktadır, şehir kuşkusuz Osmanlılar tarafından tahrip edilmiştir. Tam yeri bilinmemektedir. WM Ramsay’e ( Küçük Asya’nın Tarihsel Geogr. , 179) göre, muhtemelen İznik Gölü’nün (Isnik-Ghueul) batı tarafında, Bazar-Keui yakınlarında, Rios (Ghemlek) ve İznik (İsnik) arasında bulunuyordu. .

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

13 + 9 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.