Soylu mağduriyet(ler) – 12 Eylül

Eylül;

Bağ bozumu, göçüp giden dostların hüzzam faslı, yiğitçe direnişlerin; gülümseten, acımtırak anıları, aç karnına içilen son tütünün baş döndürücü sisler diyarı, kısaca; bir hüzün derlemesi.

Biz her Eylül’de;

Çil yavrusu gibi dağıldığımız dünyanın neresinde olursak olalım, ceplerimize doldurup anıları, kalkar hep birlikte bayram ziyaretlerine gider gibi,

‘Eski bir Eylül’e gideriz ’ (1)

  • 650.000 kişi gözaltına alındı.
  • 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.
  • Açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı.
  • 7 bin kişi için idam cezası istendi.
  • 517 kişiye idam cezası verildi.
  • Haklarında idam cezası verilenlerden 50’si asıldı (26 siyasi suçlu, 23 adli suçlu, 1’i Asala militanı).
  • İdamları istenen 259 kişinin dosyası Meclis’e gönderildi.
  • 71 bin kişi TCK’nin 141, 142 ve 163. maddelerinden yargılandı.
  • 98 bin 404 kişi örgüt üyesi olmak suçundan yargılandı.
  • 388 bin kişiye pasaport verilmedi.
  • 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atıldı.
  • 14 bin kişi yurttaşlıktan çıkarıldı.
  • 30 bin kişi siyasi mülteci olarak yurtdışına gitti.
  • 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
  • 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.
  • 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.
  • 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.
  • 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hâkimin işine son verildi.
  • 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.
  • Gazetecilere 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi.
  • 31 gazeteci cezaevine girdi.
  • 300 gazeteci saldırıya uğradı.
  • 3 gazeteci silahla öldürüldü.
  • Gazeteler 300 gün yayın yapamadı.
  • 13 büyük gazete için 303 dava açıldı.
  • 39 ton gazete ve dergi imha edildi.
  • Cezaevlerinde toplam 299 kişi yaşamını yitirdi.
  • 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.
  • 14 kişi açlık grevinde öldü.
  • 16 kişi -kaçarken- vuruldu.!
  • 95 kişi -çatışmada- öldü.
  • 73 kişiye -doğal ölüm raporu- verildi..!
  • 43 kişinin -intihar ettiği- bildirildi.!

12 Eylül sürecini yaşamış devrimcilerin çocuklarına bırakacağı,  kimsede olmayan, hiçbir paranın satın alamayacağı çok zengin bir mirasları var;

Soylu mağduriyetleri

Size, yeri gelmişken yakın tarihimize ışık tutacak bir gizemi açıklamak istiyorum: 12 Eylül 1980 sonrası sıkça yaşanan elektrik kısıtlamalarının nedeni, solcu gençlerin erkeklik organlarına yapılan aşırı yüklemeden kaynaklanmıştır. Bunun doğal sonucu, 12 Eylül dönemini yaşamış 78 kuşağı çok duyarlı ve gelişmiş erkeklik uzuvlarına sahiptir.

12 Eylül süreçlerini yaşamış olup mağduriyetleri olmayanlara gel de acıma! Adamların miras bırakacakları işkenceleri bile yok! 

Bizim dincilerimiz kendilerini darbelerin mağduru olarak ne kadar pazarlamaya çalışsalar da bu, gerçek mağdurları sadece güldürür. Hesaplaşma, taraflar arasında olur. Aynı tarafta olan unsurlar hesap soran değil,  ancak birbirinin yardakçısı olur.

 12 Eylül sürecinde faşist askeri düzen solcuları ezerken, dinciler, doğal müttefikleri asker tarafında durup, askere ıslak bez tutuyordu. Turgut Özal 12 Eylülde darbenin hangi tarafındaydı dersiniz? 

 Kimse kendisine yapay mağduriyetler yaratmasın. O acılı yıllar, vücutları yaşlanmış, saçları aklaşmış, ama yürekleri her şeye rağmen inadına dipdiri, acılı insanlarda yaşamakta. O kuşakların acılarını kendinize malzeme yapmayın, yemezler. Biz sevinçlerimizi olduğu gibi, acılarımızı da yaşamasını biliriz.

Saygılarımla…

______________

  1. Ahmet Telli-Gün biter gülüşün kalır bende

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four − three =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.