Belki sadece bir ağacı onurlandırmak içindir bütün bir hayat…

Penceremin önünü, yılda bir kez bu zamanlarda

bembeyaz çiçekleriyle şenlendiren bir ağaç var.

Kuru dalların arasından fışkıran iri beyaz tomurcuklar

birdenbire açıp birdenbire soluyor,

arkasından yemyeşil bir yaprak basması…

sanki ağaç başka ağaç…

O an; hayatla aramdaki bağın güçlendiği kutsal bir umut zirvesi…

Anlatamadığım ne varsa, bu çiçeklenmenin kudretine gizlenmiş.

güzel nedir? iyi nedir? zaman nedir? eksik ya da tamamlanmışlık nedir?

Hayatı uzatan şey bu işte…

Hep bir öğrenme merakıyla alıp verdiğimiz nefes…

 

Hiçbir fotoğraf karesi,

onun o tuhaf rahiyasının beni nasıl sarıp sarmaladığını anlatamıyor.

Hüzün ve neşe arasında buyurgan bir ikilem..

Doğum ve ölüme kilitlenen görsel bir şölen…

Çevremizdeki her varlık, garip rastlantılarıdır hayatımızın,

kendi dilinde konuşan bir ağaç, bir çiçek, bir kedi.

Bazen bazı anlar var, sizi bir ağacın önüne bırakıverir…

Belki sadece bir ağacı onurlandırmak içindir bütün bir hayat, kimbilir…

 

Onunla; zamanı tariflemeyi öğreniyorum.

Ağaç çiçek açtığında ‘O’ gelmişti,

yapraklarını döktüğünde şu olmuştu..

Bana; anneannemin dayımın doğduğu günü ‘kiraz mevsimi’ydi diye

tariflemesi gibi sevinçli bir miladı hatırlatıyor…

Elbette o zamanın koşulları tarihi belirlemesine engel

ama, ‘özel bir an’ ancak bıraktığı hissi anlatma gayretinde anlam buluyor…

Bu; öylesineymiş gibi oluveren mucizevi bir ‘birdenbirelik’ ortaklığı…

Beklediğin, ama tarih veremediğin…

İstediğin, ama beklemekle olmayacağını bildiğin…

Bildiğin ama kat’i şartların bir araya gelmesiyle ilintili…

Rakamlardan, kurallardan, yargılardan, kelimelerin ağırlığından,

büyük sarsıntıların sınavından farkındalıkla çıkan her insan;

korkunun ‘insan kusuru’ olduğunu bilir…

ancak bunu bildiğinde ‘huzur’ bir kelime olmaktan çıkıp bir tamamlanmışlık olur,

ve aradığın yerde değil olduğun yerde bulunur.

Onca insan şımarıklığından sağ çıkabilen yanımız,

onun o yapmacıksız varlığına hayranlığımızı körükler,

onun o kışkırtıcı sükuneti, tekamülle bütünleşip bizi büyüler…

Her şey; ‘an’ın içindeki titreşimden ibaret…

Her şey; ‘birdenbire’liğin içindeki muazzam hazırlıkta gizli…

Doğanın şaşmaz matematiğinin şaheseriyiz her birimiz…

Tıpkı bir ağaç gibi biz de zamanımızı bekleriz…

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

1 × 4 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.