Bir kadını özgürleştirmek

Her sabah uyandığımda , kadının şiddete uğramadığı bir gün geçirmeyi umut ederek bakıyorum gazetelere.

Kadına dair şiddetin olmadığı bir gün hiç mi olmayacak, bu coğrafyada kadın olmak ne kadar da zor, oysa kadın kutsaldı narindi kırılgandı itinayla sevilip bakılmalıydı dinler hep bunu öğütlerken en sevdiğimiz analarımız, eşlerimiz, kızlarımız, bacılarımız neden en çok şiddete maruz kalıyordu bunun sosyolojik bir açıklaması nasıl yapılırdı bilemiyorum.

Aslında kadın hayatın kendisidir, hayata dair ne varsa kadınla güzelleşir, sevgiye dair ne varsa kadınla ruh bulur.
Kadın anneyse koşulsuz şartsız sevgisinden faydalanacağın yüce bir varlıktır, kendi canından bile önce evladını düşünen bir varlık, incinme diye her şeyi yapabilecek kadar güçlüdür, üstelik annelik emekliliği olmayan bir meslek gibidir yaşamının her evresinde ihtiyaç duyduğun bir sevgili bir abla bir dosttur her an dualarıyla güvende olduğun başka bir yer yoktur sanırım,

Kadın bir eşse hayatının emanetçisidir, evini çocuklarını onurunu güvenle emanet edebileceğin hayatını kolaylaştıracak bir yardımcıdır, hem eş hem de çocuklar için tüm ihtiyaç duyulan duyguları tatmin eden karşılığını en iyi verendir, her an seni daha yükseklere taşıyabilecek bir motivasyondur.

Kadın bir sevgiliyse eğer görünce bile mutlu olduğun, sesini duymayı özlediğin, içindeki tüm duyguları yoğunluğuna paylaştığın, kendini var edebilmek için varlığına sığındığın, hayallerini gerçekleştirebilmeye ortak bulduğun yoluna yoldaştır.

Evli olsun olmasın bir yetişkin olduktan sonra, gayrı ihtiyari annelik içgüdüsüyle koruyup kollayan, sevip sarmalayan, üstün duygularla donatılmış bir varlıktır. Alabildiğine verici ve yaratıcılığı doğasından gelen çok anlamlı bir varlık…

Bir an bile olsun hayatınızın hiçbir anında kadının olmadığını düşünün, nasılda dehşete düşüren bir hal alır hayat, peki o zaman bu zulüm neden, neden kendini var etmesine izin verilmiyor? Neden yaşamını dilediği gibi devam ettirmesin diye bu kadar engel ve bahaneyle karşı karşıya kalıyor? Bu yaşam hakkı hangi mantıklı bahaneyle elinden alınmaya çalışılıyor?

Sözünü ettiğim şey cinsiyetçi bir yaklaşım değil bu nokta da yanlış anlaşılmak istemem, ancak sevmenin sevişmenin gezmenin okumanın eğlenmenin bir erkek olarak hayatın tüm güzelliklerinin hak sahibi gibi görülürken neden kadın bunlardan mahrum edilsin diye öldürülüyor.

Evlenmek zorunda değil ama evlenmesi için baskı yapılır. Hem de bazı toplumlarda bu baskı daha çocuk yaşlarda yapılır çocuk yapmak tamamen kendisinin vereceği bir kararken aynı baskılarla bu konuda daha fazla karşılaşır ve bunları yapmak istemediğinde öncelikle inanılmaz bir psikolojik baskıya maruz kalır sonrasının anlatmaya zaten yürek dayanmaz.

Kadını toplumsal alandan soyutlayıp belirlenmiş mekanda ve biçilmiş rol içinde tutma üzerinde kontrol sağlayabilme ve ona hükmetme ataerkil zihniyetin ne yazık ki artık açık bir fantezisidir

Bir kadını özgürleştirmek özgür bir ülkenin temelini atmakla eşdeğerdir kadın dünyaya erkeklere veya çocuklara hizmet etsin diye gelmiyor kuşkusuz veya sahip olunan bir malda değil hele kirli duyguların tatmin edildiği bir obje hiç değil. Bu yüzyılda hala kadının toplum içinde erkekle eşit bir yerde olamayışından söz etmek gerçekten geleceğe dair umutları tüketiyor, evet belki kadınlar sosyal yaşamın hemen her yerinde var daha özgür daha az baskı altında diye bilirsiniz ancak aynı ülkede aynı yüzyılda farklı coğrafi mekanlarda durum birbirinin aynı değil kısmen özgürleştiğini düşündüğümüz ekonomik özgürlüğe sahip kadınlarımızda ister iş yaşamında olsun ister ailede şiddetten kaçamıyorlar yani bunun çok da bir fark yarattığını sanmıyorum, birey olarak insan olarak saygı görmesi değer verilmesi ve sevilmesinden söz ediyorum durumu insani olarak değerlendirmediğimiz sürece bu zorbalığın şiddetin sahipçi yaklaşımın değişeceğine inancımı yitirmiş durumdayım.

Sevmek en çok bir kadına yakışır aşk onda ruh bulur sevmenin hakkını en çok kadınlar verir, bunun aksini iddia edecek kimsenin olduğunu sanmıyorum ve hak ettiği değeri ilk başta aileden görmesi gerekir çünkü bir çok konuda olduğu gibi insanlığın sevginin temeli de aile içinde atılır ve orda büyür gelişir.
Kadına çocuğa şiddetin olmadığı bir dünya dileğiyle…

Sosyolog
[email protected]

767200cookie-checkBir kadını özgürleştirmek

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

15 − ten =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.