KANADA… Tiranın gidişini bekleyen sürgün hükümeti

¨Eskiden öyle miydi ya!¨, muhabbetine girmeyeceğim; lakin öyleydi.

Dünyanın haberi masamıza yığılmaz, bazıları keyfe keder olup nasılsa gelir ve bizi bulur, biz de içlerinden keyfimize göre haber seçer, lakırdısını yazardık.

Fakat şimdi tam bir şey yazacak oluyorsunuz, ardından yenisi geliyor, eskisinin hükmü Bit Pazarına düşüyor.

Şimdi durduk yere, asabî emekli albaylar gibi niye şikâyet ediyor, demeyiniz; rica ederim.

Belarusya’nın sahte bir ihbarla yolcu uçağını kendi hava sahasında korsanlık yapıp piste indirmesi, güyâ bomba arıyormuş gibi güvenlik önlemleriyle bir de tiyatro düzenlenmesi, bütün bunların hepsi, Şekspiryen bir tiyatronun kötü kahramanı gibi olan Belarus Tiranı Alexander Lukashenko’nun, kendisine muhalif gencecik bir blogger-gazeteciyi tutuklamak üzerineydi.

Bu haber bir kaç haftalıktır, hatta eskidi, tarih kitaplarına bile geçti.

Kanada’nın Batılı pek çok devletle birlikte bu terörü kınayan kararından sonra karşılıklı diplomatik ilişkiler de dondurulmuştu.

Sadece Kanada değil, diğer Avrupa Birliği ve Nato ülkeleri de öyle…

Ne var ki, Kanada’nın durumu biraz daha hassas!

Tarih kitaplarına geçen bir misafirperverliği var; Belarusya’nın ilk parlamento ve hükümetine sürgünde ev sahipliği yapıyor.

102 yıl evvel, 1919 yılında, Belarusya’da demokratik seçimle kurulan 77 üyeli parlamento ve bu parlamentonun içinden çıkarılmış hükümet, Rusya’daki Bolşevik İhtilali ardından Sovyetlerin burayı da elde etmesi üzerine Batı’ya kaçmak zorunda kalır.

Önce en yakın durak, Çekoslavakya’dır; Prag’da bir sürgün hükümeti kurulur.

Burada rahat edemezler, zira  Bolşevik Gizli Polisi Çekha enselerinde boza pişirmektedir.

Bu Çekha var ya bu Çekha, Çar zamanındaki Ohranka isimli gizli teşkilatının devamıdır; hani Dostoyevsky’leri falan işkenceye yatıran karanlık teşkilat.

Zaten Jakoben ihtilallerden sonra bir devlet bütün mevcudiyetiyle yenisine miras kalır, malı mülkü ötekine devreder; şaşırmamalı.

Gelelim Prag’dakilere: Rus-Bolşevik Çekha’dan kaçıp sığınacakları en iyi ülke Kanada’dır; hele o vakitler, buralarda, kim kime dum duma…

Arada kocaman Atlantik Okyanusu var, Titanik bile burada batıyor, kim gider kim arar, öyle bir yer…

İngiliz dominyonu olan Kanada siyasi sığınma hakkı tanıyarak Belarus parlamento ve hükümetine başkent Ottowa’da yer gösterir.

Hâlen dünyanın en uzun ömürlü sürgündeki hükümeti olup faaliyetini sürdürmektedir; maşallah, bu ne ısrar ise…

Belarus’un şimdiki sürgün hükümet başbakanı da, Belarusyalı kadın ressam Ivonka Survilla’dır, arada bir çıkıp beyanat verir.

Resmen ülke olarak tanınmamış olsa da sonuçta siyasi sürgünde en doğal haklarıyla varlığını sürdüren parlamento, şimdilik, mecburiyet ve zaruretten dolayı, 16 üyeye indirilmiştir. Fakat bu üyeler nasıl seçilir, bakın bu kısmını da bilmiyoruz; sormayınız.

En önemlisi şu ki, Belarus Parlamento ve sürgün hükümeti, bu son uçak kaçırma hadisesine benzer şeyler oldu mu, televizyon kameralarının, radyo sunucularının ve gazetecilerin ilk uğradığı adrestir.

Gelirler, sorarlar, sonra giderler; bir daha yeni bir Lukashenko Hadisesine kadar unutulurlar.

E, o kadar olacak, sürgünde olmak kolay mı!

Son uçak kaçırma meselesinden sonra özgür Belarus hükümet ve parlamentosu tekrar hatırlandı. 102 yıllık memleket hasreti ne vakit sonlanacak diye sordular, Lukashenko özgür ve demokratik seçimleri yapana kadar diye cevap aldılar.

Dünya tarihinde kendi rızasıyla tası tarağı toplayıp giden Tirana rast gelinmediği için, işleri Allah’a kaldı yani…

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × 1 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.