Deniz Feneri gibi adam

¨Kanada’nın Ontario Eyaleti’ndeki Burlington kentinde, evinin bodrumuna kurduğu radyo dinleme istasyonu başında 25 yıl geçiren Herb Hilgenberg, bugüne kadar denizde başı sıkışan herkese yetişip yardım edince, ABD’nin filmlere konu olmuş ünlü Sahil Güvenlik-Koruma Komutanlığı tarafından üstün hizmet madalyasıyla taltif edildi.¨

Haber bu kadar!
E, ne olmuş demeyiniz, rica ederim. Bay Herb, yani Mr.Herb deniz feneri gibi herkese yetişmesiyle tanınıyor.
Anlayacağınız, Mr.Herb evinin bodrum katında radyo sinyallerini dinleyerek Okyanus’ta can çekişen kim varsa onlara el uzatıyordu.
Burlington kenti, Atlantik Okyanusu kıyılarından kilometrelerce içerde, Niagara Şelalesine yakın bir muhitte, nezih kasabadır. Orada, 1994’den beri emekli hayatı yaşayan Mr.Herb çeyrek asırdır sabah akşam demeden Okyanus’u dinler, bazen Akdeniz’de can pazarına düşmüş tekneleri dahi izler, oralara kadar yardımcı olur.
Onun merakını bilen bilir, anlayan anlar…
Şimdi dikkat kesilelim: Bu heves, radyo hevesidir!
Aramızdan kimilerinin, hâlen kısa dalga radyo istasyonlarını alıcıların ibresini oynatarak yakalamaya çalıştığını, uzaklardaki bir kıtadan bilmediği bir dilin radyosunu kısa süre için dahi olsa dinleyip bundan türlü hazlar çıkardığını biliriz. İşte Mr.Herb de böylesi bir keyfin peşinde, ama zorda kalan hayatların kurtarıcısı olarak radyo başındadır.
2011 yılında, 18 metrelik Barbara adlı bir tekne, içindeki usta mürettebata rağmen Bermuda açıklarında kasırgaya yakalanır, batmak üzeredir, en yakın sahil şeridi 120 deniz mili uzaktadır; orada ne işi var demeyiniz, deniz insanı çeker…

Bir kere gitmiş bulunuyorlardı, n’apsınlar, sizin tedbirli ikazlarınıza uyup geri mi dönsünlerdi!
Zaten o Bermuda denilen yer yok mudur, Karayip Denizi’ndeki bu adanın çevresinde Şeytan Üçgeni var diye boşuna söylenmemiştir; ateş olmayan yerde duman tütmez…
Şeytan Üçgeni’ne giren teknelerin sonu pek hayırlı olmaz, anlatılan masallara bakılırsa…
Barbara teknesinden radyo sinyalleri Bermuda Adası açıklarından gönderilmekte, S.O.S, verilmektedir.
Bilindiği gibi, denizcilikte S.O.S göndermek, İngilizcesiyle Save Our Ship‘in [Teknemizi Kurtarın] Mors Alfabesindeki kısaltılmış sinyalini iletmektir; dıt dıtt dı dıtt diye hoparlörden ses çıkar, Sahil Koruma tekneleri bunu üzerine denize açılır.
Fakat, bu kez, Barbara teknesinin S.O.S sinyallerine cevap gelmez. ABD kıyılarını bekleyen, Okyanus’ta gemi kurtaran meşhur deniz muhafızları bu çağrıyı işitemez.
Ama Mr.Herb işitir!
Sahil Koruma ve Güvenlik’e haber verir, Barbara’nın koordinatlarına kadar bütün ayrıntısıyla…
Bir yandan da Barbara teknesindekilere moral vermek üzere, bütün denizcilik bilgisini onlara radyosuyla duyuracaktır.
Barbara, ikinci güne kadar korkunç bir geceyi Okyanus’ta sadece Mr.Herb’ün anlattığı fıkraları, hikâyeleri, dostça söyleşileri dinleyerek geçirir, ertesi gün Sahil Güvenlik tekneyi yedeğe alıp kurtaracaktır.
Mr.Herb, bankacılıktan emekli olmasına karşılık, denize duyduğu merakla birçok kez Okyanus geçmiş eski bir denizcidir; elbette denizin kadın gibi değişken huyunu suyunu gayet iyi bilir.
Ne zamandır, evinin arka bahçesine kurduğu yüksek frekanslı, iki dev uzaya bakan uydu anteniyle dünya denizlerini mütemadiyen dinlemektedir.
Kanada Hükümeti tarafından verilmiş özel Deniz Radyoculuğu lisansıyla transatlantiklere kadar herkesi dinler; icazeti vardır, kim ne karışır?…
Bazen denize açılan balıkçılara nasihat eder, kimi zaman ağır başlı kaptanlara yol gösterir.
Amerika Kıtası’nın Batı ucunda, Kaliforniya sahillerindeki Santa Cruz’da denize açılmak üzere olan Marc Hersch adlı denizciye, 2009’da, Kanada’daki evinden hava tahmini raporu gönderip radyosu aracılığıyla onu bekleyen tehlikeden kurtarır, limana sağsalim geri döndürür. Kaçın kur’ası Marc, yatıp kalkıp, onu muhakkak bir faciadan kurtaran Mr.Herb’e dua eder.
Sadece tehlike durumunda değil, denizcilerin sıkıntılı olduğu her alanda onlara hem bilgisunar-internet aracılığıyla, hem radyosuyla yardımcı olur. Anlayacağınız, adam tek başına uzaktan deniz feneri gibidir…
Mr.Herb mesai başına gidiyor gibi günde 8 saat radyosu başında denizi dinler, denizdeki başı dertte olanları dinler…
İşte o yüzden, Amerikan Sahil Koruması’nın liyakatına mazhar olmuş, madalya bile almıştır.
Denize açılmayı Bostancı’dan Heybeliada’ya kadar gitmek zanneden bizim sandal sefacılarının Marmara’da lodos çıkınca Kurbağalıdere’ye canlarını zor attığını hatırlayıp, nereden nereye diye düşünmeden edemeyiz…
Deniz, deniz fenersiz olmuyor, lafımızın iğne deliği işte budur…

__________________

Mahmut Şenol, 02..22.2014
[email protected]

1593300cookie-checkDeniz Feneri gibi adam

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

seven + six =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.